RAMAZAN

Fakirlik içerisinde kıvranan muhtaçların gözlerinde, en çok Ramazanın gelmesi ile ümit ışığı parlar. Zira zekât, fitre ve sadaka gibi mâlî ibadetler, tebessümü unutmuş nice yüzleri, bilhassa bu ayda sevince kavuşturur.

Gönülleri zenginleştiren, kalplere seviye kazandıran; oruç, iftar, sahur, terâvih, mukãbele, duâ-zikir, fitre-zekât, îtikâf, Kadir Gecesi ve Bayram gibi nice manevi kazanımları barındıran Ramazan Ayı Yoksulların ve muhtaçların çektiği sıkıntılardan sadece biri olan açlığı fiilen yaşatarak onların hâlinden anlamayı temin eder. Böylece gönüllerde merhamet, şefkat ve cömertlik tohumlarının filizlenmesini sağlar.

Mısır’da şiddetli kıtlığın hüküm sürdüğü günlerde Yûsuf -aleyhisselâm-’a:

“–Siz, devletin hazinelerine hükmeden bir idârecisiniz. Neden kendinizi aç bırakıyorsunuz?” diye sordular. O ise şu hikmetli cevabı verdi:

“–Karnım tok olursa açların hâlinden anlayamam diye korkuyorum!”

Din kardeşlerini düşünüp onların sıkıntılarını gidermek için gayret etmenin zarûretini, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle ifâde buyurmaktadır:

“Mü’min kardeşinin derdiyle dertlenmeyen, bizden değildir.” (Hâkim, IV, 352; Heysemî, I, 87)

“Komşusu açken tok yatan, (kâmil) mü’min değildir.” (Hâkim, II, 15)

“Hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini, mü’min kardeşi için de istemedikçe kâmil mü’min olamaz.” (Buhârî, Îman, 7)

Yaşam İnsani Yardım Derneği olarak, sizlerin maddi ve manevi desteği ile gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde iftar sofraları kurarak, gıda kolileri dağıtarak ve zekat- fitrelerinizi ulaştırarak Ramazan ayında yoksulların, yetimlerin ve kimsesizlerin sofrasına sevinç olmaya devam ediyoruz.



 

  • Okunma : 336